
Siyaset
Ermeni aydınların sürgünü Şanlıurfa’da kınandı!
Atatürk Caddesi üzerinde toplanan, Şanlıurfa İnsan Hakları Derneği Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu 24 Nisan 1915'te Ermeni aydınların sürgününü basın açıklamasıyla kınadı. İnsan Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kılıç tarafından okunan açıklama metninde, ‘Cezalandırılmayan Suç
Atatürk Caddesi üzerinde toplanan, Şanlıurfa İnsan Hakları Derneği Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu 24 Nisan 1915'te Ermeni aydınların sürgününü basın açıklamasıyla kınadı. İnsan Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kılıç tarafından okunan açıklama metninde, ‘Cezalandırılmayan Suç İşlenmeye Devam Eder “Tanı, Af Dile, Tazmin Et”’ dedi. SOYKIRIMIN İNKÂRI KATİLLERİ KAHRAMAN YAPMAKTA Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Saldırıları Sonrası Okullarda Yeni Dönem! Kılıç konuşmasını şöyle sürdürdü; “Ermeni soykırımı inkâr edildiği ve failler cezalandırılmadığı için bu suç, inkâr üzerinden işlenmeye devam etmektedir. Cezalandırılmayan suç işlenmeye devam eder! İnkâr, soykırımı sürekli kılar; inkâr, failin aklanması, kurbanın ise suçlanmasıdır. Soykırım ve soykırımın inkârından bu yana coğrafyada kan, gözyaşı ve ağıtlar dinmedi, ezasızlık yeni suçları doğurdu ve suçlular cezasız kaldı, adalet yerini bulmadı. İnsan hakları savunucuları olarak defalarca söylediğimiz gibi, soykırımın inkârı “biz yapmadık” demekten ibaret değildir. Soykırımın inkârı, aynı zamanda kurbanların torunlarına, günlük hayatın sayısız ayrıntısı aracılığıyla bu felaketi tekrar tekrar yaşatmaktır. Soykırımın inkârı, katilleri “kahraman” yapmaktır; soykırımcıları onurlandırmaktır. İnkârın sürdüğü bir düzende, fail nesiller olarak bizler de sorumluyuz ve bunun ağır utancıyla yaşıyoruz. Özellikle son dönemde, soykırımın mimarları olan Enver, Talat ve Cemal Paşalara yönelik övgüler ile İttihatçılık propagandası giderek artmakta; beslenmekte ve toplumsallaşmaktadır. Yeni kuşaklar da bu anlayışla yetiştirilmeye devam etmektedir. Türkiyeli Ermeniler, inkârın hayatın her alanındaki taşıyıcıları ve sözcüleriyle birlikte yaşamak zorunda bırakılırken; dünyanın dört bir yanındaki Ermeniler de ata topraklarından uzakta, aile büyüklerinin anılarının sürekli incitilmesine katlanmak zorunda kalmaktadır.” Konuşmasında soykırım kelimesinin kullanım sürecine değinen Kılıç, “Bu topraklarda işlenmiş ve hâlen işlenmekte
Kaynak:
Şanlıurfa Gazetesi